GAZZEM

GAZZEM

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH’A HAMD OLSUN, O’NUN RASULÜ MUHAMMED’E SALAT VE SELAM OLSUN.

 

EY GAZZE! SANA YAZIYORUM….

Kundaktaki  yavrularına ninni yerine ağıt yakan annelere, nişanlılarına gelinlik yerine kefen götüren yiğitlere yazıyorum Gazzem..

Sana acımıyorum Gazzem, ben kendi halime acıyorum.

Sen ki Firdevsten aşağısına razı olmadığını gösterdin bizlere. Biz ise firdevse gidene el bile sallayacak mecalden yoksun kaldık.

Çocuğunun şehadet haberlerini getirenlere şeker dağıtan anneleri gösterdin de, elbisesi kirlendi diye kıyameti koparanların ne olduğunu anladık be Gazzem..

Beş çocuğuyla elinde silah cihada giden annelerini görünce, kanepesi kirlendi diye çocuğuna terörist muamelesi yapanların niye arslanlar doğuramadığını öğrettin bize…

“ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi, Bedrin arslanları ancak bu kadar şanlı idi” diyor ya Akifimiz.

Ben size böyle demiyorum ama eminim ki Bedrin arslanları sizi karşılamak için ayaklanmışlardır. Hamza, Mus’ab, Abdullah b. Cahş  rahm,…. Sizin onlara gıbta ettiğiniz gibi onlar da size gıbta ediyordur. Kim bilir kimlerle kucaklaşıp hasret gideriyorsunuz. Resulullah as, da dizinde başınızı okşuyordur. Allah meleklere övünüyordur sizinle “gördünüz mü kullarımı” diye..

EY GAZZEM!

Şu iki milyarlık İslam aleminin ayağa kalkması için 2000 masumun ölmesinin yetmeyeceğini gösterdin bize..

10 yaşından küçük 600 yavrunun parçalanmış bedenlerinin ümmete ruh vermeye yetmeyeceğini gösterdin.

Dayan Gazzem! 

Daha fazla kan lazım bize (!)…

Sen öl ki, belki dirilir ümmet. Diren Gazzem, belki cesedi andıran ruhlarımız dirilir. Belki tekrar Ruh üfürür Rabbim bizlere…

Ne büyüksün Gazzem!

Tonlarca bomba yağıp üzerine sen ölürken ve ümmet uyurken, tek sitem yükselmiyor senden…

Sadece dua ediyorsun Rabbine ve zafer şarkıları söylüyorsun..

 

Oysa,

Ciğerin  parçalanırcasına ve hançeren yırtılırcasına “ Ey iki milyarlık alem-i İslam! Ondört milyonluk yahudi  gözünüzün içine bakarak harem beldede hem de Ramazan ayında kadın, çocuk kardeşlerinizi katlederken bir şey yapmıyorsunuz. Veyl olsun size” diye haykırsan hakkındır.

Ama dedim ya ne kadar büyüksün. Alem-i İslamın başana bir de gökten azab yağmasın diye bütün belalara tek başına direniyorsun ve hüznünü Rabbine açıyorsun…

Ne büyük muallimsin Gazzem!

Kardeşliği senden öğrendik. Hem de azıcık ekran bilgisiyle. İzzeti, sebatı, fedakarlığı senden öğrendik. İnsan hiç mi yılmaz bunca olaydan sonra hayrette bırakıyorsun bizi. Evlerini yıktılar yeniden yaptın. Şimdi yeniden yıktılar sen yeniden yapacaksın. Hem de yıkılacağını bile bile. Ta ki Hakkın emri sizi yaparken onları da yıkarken bulacak. 

Anladım Gazzem. Bağrında gözünü firdevse dikmiş yiğitlerin olduğu müddetçe hiçbir şey yıldıramayacak seni. Mübarek olsun…

Başkenti Kudüs olan bir İslam devleti kuruluncaya kadar bu ümmete rahat yok.. işin çok fazla, yükün ağır ve zafer Rahmanın merhametine bağlı..

Bize dua et Gazzem!

Kan, gözyaşı ve  barut kokularının arasından yükselen duaların gök kapılarını açar da bel ki ayağa kalkarız. Bel ki son anda bile olsa yardımına koşar da azaptan kurtulur zafere ulaşırız.

Ey büyük Gazzem!

Bu dünyada sitem etmediğin gibi Ahirette de şikayet etme bizi ne olur. Bilsen ne büyük bağlar var ayağımızda. Kendine değil bize ağlasan yeridir Gazzem. Bizi affet, bize dua et. Sen affet ki bel ki Rahman da affeder bizi…

Eğer bir gün Rahman lütfeder de kalkarsak ayağa, inan ki bütün suçlarımızı bağışlatacak işler yapacağız inşallah. Biz bekliyoruz sen de bekle Gazzem. Rabbime emanet ol. O ki, emanetini hiç zayi etmedi ve etmeyecek…