İSLAM GÜNEŞİ DOĞUYOR

İSLAM GÜNEŞİ DOĞUYOR

Müslümanlar işkence, iftira, boykot, can ve yar acısını sırf bu din galip olsun diye içine atar sabrederse o zaman doğacaktır İSLAM güneşi. İşte o zaman zafer, rahmet ve yardım inecektir rahmanın katından. İşte o zaman İstanbul’a, Gazze’ye, Bosna’ya, Kahire’ye, Sana’ya, Bosna’ya, Bağdat’a, Şam’a, Gırozni’ye güneş doğacak. Ne zaman ki Müslümanlar ALLAH’ın emriyle hareket eder, Peygamberlerinin sünneti ile yol alırsa o zaman doğacaktır İSLAM güneşi. ALLAH’ın ayetleri, RASULULLAH( s.a.v)’in sünneti ne zaman yüreğimize dokunur da kalplerimiz titrerse işte o zaman İSLAM güneşi doğacaktır.

ALLAH RASULU (s.a.v) Sümeyye annemiz, ammar ve diğer arkadaşları şehit edilince hemen bir örgüt kurup suikastlarla ya da çatışmalarla düşmanları bertaraf etme yoluna girmedi. Bizler zannediyor muyuz ki o yiğit Hamza’ya o yiğit Ömer’e, aslan parçası Ali’ye sizler canınız pahasına da olsa ebu cehilleri şeybeleri öldürün emri verseydi öldürmeyeceklermiydi. Ama RASULULLAH (s.a.v) bu hareketin yerel ve kısır bir hareket olmadığını çok iyi biliyor ve dünyaya yayılması için bütün bu acılara sabrediyordu. Taki İSLAM devletini kurup cihat hareketlerini başlatsın. Bizler bugün sılogan Müslümanlığını, taklit Müslümanlığını en yüce değer kabul etmişiz de ALLAH rahmetini esirgemiş. Tek yol ve başarıya götürecek tek çözüm; büyük hedefe ulaşmak için sabretmek ve sabrın neticesinde ALLAH ın yardımı ile tüm dünyaya adaleti, hakkı hâkim kılmaktır.

Bu ümmet dini için canını vermekten vazgeçmeyecek kadar yürekli annelerini yetiştirdi ve yetiştiriyor. Bu ümmet Haticelerini, Hansalarını, Sümeyyelerini, Fatimalarını yetiştiriyor artık. Bu ne demek biliyor musunuz ey ALLAH’ın düşmanları; bu hakkın üstünlüğü batılın ise zelil oluşu demektir. Zaten hak hep üstündü. Bu hareket asırlık oyun ve desiselerinizin son bulması demektir. ‘’Onlar ağızlarıyla Allah'ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nûrunu tamamlayacaktır.’’ (Saff-8) Ey ALLAH’ın diliyle övülmüş seçkin ümmet olan ALLAH’ın güzel kulları; RABBİNİZE iltica edin. RABBİNİZ size müjde veriyor ve zaferin yolunu gösteriyor. Ey yüreği geniş, göğsü deryalar gibi olan yiğit Müslüman, varsın sana saldırsınlar sen Habilliğini yap. Seni zindana atsınlar sen Yusufluğunu yap. Sana iftira atsınlar, eziyet etsinler, yurdundan kovsunlar ama sen MUHAMMEDİ ruhunu koru. Sabret ve hak yolda cihadına devam et ki RABBİN sana müjdeyi veriyor: ‘’ MUHAKKAK Kİ ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.’’ ( Bakara-153.) 

RABBİNİ bilen PEYGAMBERİNİ (s.a.v) önder kabul eden gençlik yetişip çoğaldıkça İSLAM güneşi tüm dünyayı aydınlattığı gibi onların gencecik yaşlardaki sadakat ve bağlılıkları ALLAH’ın katındaki bazı melekler konumuna çıkaracaktır. Nübüvvetin ilk yıllarında ALLAH RASULÜ(s.a.v)’e iman edenlerin içerisinde Ubeyde bin Haris gibi oldukça yaşlı üç beş kişinin dışında İSLAM’ı kabul edenlerin büyük çoğunluğu otuz yaşının altındaki sahabe efendilerimizden oluşuyordu. Bakın Hz. Ali’ye iman ettiğinde 10 yaşındaydı. O’nun ağabeyi Cafer bin Ebi Talib 20 yaşındaydı.

Efendimiz’in (s.a.v) o benim havarimdir dediği Zübeyir bin Avvam Müslüman olduğunda henüz 12 yaşındaydı. Mekke’de altıncı Müslüman Habbab bin el-Eret 16 yaşlarındaydı. Efendimiz’in(s.a.v) kutsal mesajına gönlünü açan Sa’d bin Ebi Vakkas 19 yaşındaydı. ALLAH RASULÜNE (s.a.v) Uhud savaşında kendisini siper eden Talha bin Ubeydullah 18 yaşlarındaydı. O zayıf bedeni ve cılız bacakları ile küfrün liderlerine meydan okuyan Abdullah bin Mes’ud 20 yaşlarındaydı. Mekke döneminde tebliğ ve irşad faaliyetleri için evini RASULULLAH (s.a.v)’e açan Erkam bin Ebi’l-Erkam 18 yaşlarındaydı. Yeni Müslüman olduğunda Ebu Bekir’in kızı Esma 17 yaşlarında idi. Annesinin bütün servetini elinin tersiyle bir tarafa itip tüm tehditlere karşı kendisini RASULULLAH(s.a.v)’in getirdiği mesaja adayan ve Uhud’da şehit olunca üzerine RASULULLAH(s.a.v)’in gözyaşı döktüğü o aziz genç Mus’ab bin Umeyr 18 yaşlarında iman eden bir genç idi. Ve burada ismini zikredemediğimiz daha nice genç sahabe efendilerimiz sana bir şeyler hissettirmiyor mu genç kardeşim? ALLAH RASULÜ(s.a.v) cennetin kapısında cennete girenlere Kevser’den su içirirken genç Müslüman mücahitlerin geldiğini gördüğünde elinden Kevser suyunun tasını bırakmasını ve kendi elleriyle sana Kevser’i içirmesini hissetmek hiç mi bir şey uyandırmıyor o aziz ruhunda? Hiçbir gölgenin olmadığı mahşer meydanında ALLAH’ın gölgelendirdiği kullardan olabilme imkânı damarlarındaki kanı hızlandırıp kalp atışlarını arttırmıyor mu? Bugün yaşadığın dünyanın son bulacağı gerçeği ile geri dönüşü olmayan bir yola gireceğini bilmen neden harekete geçirmez ki seni? 

Bu hak dava sen yoksan bir eksik olarak yürüyecek. Bu hak dava seninle yücelecek. Bu hak dava seninle zafere ulaşacak. Dünya adına takıldığın basit ve çokta değeri olmayan takıntıları terk edip özel bir kul olduğunu anlama vaktin gelmedi mi? ALLAH yüce kitabında ashab-ı kehf’i anlatırken o gençlerin duruşunu kıyamete kadar tüm gençliğe duyurmak istiyor. Hz. Yusuf (a.s)’ı anlatırken gençliğe onurlu bir duruşu, hayâyı ve edebi öğretiyor. Artık şu dünya bataklığından kurtulmak ve Hakkı üstün tutup YARATAN’ın rızasını kazanmaya çalışma vakti gelmedi mi? Ey genç kardeşlerim ALLAH ve RASULÜ(s.a.v) bizleri seviyor biliyor musunuz? ALLAH seni seviyor ey güzel kardeşim. RASULULLAH(s.a.v) seni seviyor. RABBİN sana sen hiçbir şeye sahip değilken akıl gibi muhteşem bir nimet verdi. Sağlık gibi mükemmel bir nimet bahşetti. Gençlik gibi bir hazine verdi. İmkân, fırsat, vakit, ömür verdi de senden sadece ama sadece kulluk etmeni istedi. ‘’Ben cinleri ve insanları yalnızca bana kulluk etmeleri için yarattım.’’ (Zariyat-56) Şimdi yapman gerekeni yap ve artık RABBİNE yönel, rehberin ve tek liderin Hz. MUHAMMED (s.a.v)’e yönel. O’nu tanı, O’nun davasını anla ve sahip çık.  ALLAH’ın huzuruna varınca O’na nasıl bir rapor sunacağını düşün. Mahşerde RASULULLAH (s.a.v)’i görünce ona bu din için ve O’nun davasını yüceltmek için neler yaptığının raporunu vermeyi düşün. ALLAH için yaşa, ALLAH için sev, ALLAH için cihad et, ALLAH için öl. 

RABBİM gönüllerimizi İSLAM ile beslesin, ruhlarımızı İSLAM ile yüceltsin. Bizleri RABBİMİZE layık kul, RASULULLAH (s.a.v)’e layık birer ümmet eylesin. Selam ve dua ile...