HAKK’A YÖNELEMEYEŞİMİZ-5 (KİBİR)

HAKK’A YÖNELEMEYEŞİMİZ-5 (KİBİR)

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM 

1-TEFEKKÜR

  Bir türlü açamadığımız gönül kapısı, açıldığında ise anlık olup tekrar kapanan kapı pas tutmuş olmalı; yada esnemiş.(dünya sevgisinden)

   Peki bu kapıyı açacak anahtar nerededir? Kaybettik mi bir yerde?Haydi arayalım onu,vaktimizi ona da ayıralım.Adı:Tefekkürdür.Tüm sıkıntıların kilidini açar.Bak belki çantandadır. Bir hayli karışık olan çantanda; hani içi emellerle,kariyer sevdasıyla doldurduğun çantanda belki oda bulunmaktadır.Birde taşırırken omuzlarına en çok yük olan şey;nefis de var içinde. O halde bulmak istiyorsan boşalt çantanı birer birer doldurduğun gibi heycanla ve çarçabuk. Sakın ha! erteleme daha fazla çünkü çantanın kulpu yıpranmakta.

2-NİYET

   Tefekkür ile gönül kapısını açan Abdullah'ı  bir karanlık ve rutubet kokusu karşılayacaktır . O karanlık;Niyet,rutubet ise; Riyadır.O halde hemen yak ışıkları da niyetin belli olsun ve havalandır gönlünü rıza-i ilahi ile riyadan kurtulasın.Rabbim önce cümlemize çabalamayı versin,sonra da çabamızı devamlı ve muvaffak kılsın.

3-RİYA (Gösteriş)

Yaktığı ışıkla(Niyet)gözünü aydınlatan Abdullah’ı , burnunu saran rutubet (riya)kokusu ,her şeyin zuhur bulmasıyla daha da rahatsız edecektir.İşe pencereyi açmakla (dünyayı  önemsememek) başlamalısın. İçeriye samimiyet esmeli ve buram buram rıza-i ilahi kokmalı. Haydi oyalanma , sıkı bir çalışma seni beklemekte.Zira rutubet  kokusu odadaki her şeye sinmiştir.Her ne var ise gönül odasında,tek tek temizlenmeli. Eğer geç kalmışım,her şey çürümüş diyorsan;o zaman sil baştan koyulmalı mücadelemize;Allah(cc)adıyla,Peygamber’in (sav)yoluna.

4-UCUB(Amele güvenmek ve yalnız kendini iyi, mükemmel görmek)

 EY ABDULLAH! Gönül odan bir hayli karışık değil mi? Odayı temizleyeyim, düzene koyayım derken saklı bir oda daha bulur. Tam “oh işim bitti “derken; “bu oda nerden çıktı karşıma” diye hayıflanır.Odadan içeri girince meğer tüm pisliğin bu odadan sızdığını fark eder.Sıva kolları ve paçaları bir zahmet,isterse eziyet ama bu mecburiyet. Haydi!asıl iş şimdi başlıyor….     

5-KİBİR

Sabır  ve azimle tüm işini bitiren Abdullah , sırtında ciddi bir rahatsızlık hissetti.Öyle ki sırtını düzeltmesine engel olacak kadar ciddi bir ağrı.Halbuki artık rahat bir şekilde hedeflerimi gerçekleştireceğim  derken, şimdide böyle bir ağrı onu yerinden bile kaldırmıyordu.”Bunca emeği yere atmamalıyım,şifamı aramalıyım “diye karar verdi.Zira mevlamız ölüm dışında her sıkıntıyı çare var yaratmıştır. Maddi-Manevi her hastalığın şifası vardır. Çaresi olmayan tek şey; ölümdür.

Kibir, mümin şahsiyetin sırtına öyle büyük bir yüktür ki,insanı hakikat yolunda yürümekten alıkoyar.Bele bağlanan taşla denize girmek gibidir.Yüzme bilsen de boğulmana sebeb olur .

“Büyüklenerek ibadet etmeyenler alçalmış olarak Cehenneme girerler.”(Mü’min-60)

“Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah ,hiçbir kibirleneni,övüngeni sevmez”(Lokman-18)

“Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme! Çünkü sen asla yeri yaramazsın ve boyca da dağlara erişemezsin.”(isra-37)

Kibir;kendini karşıdakinden üstün görmektir.Kibir olması için elde bir veri olması lazım.Eldeki veriler ;makam,mevki,mülk,mal,ilim,evlat,güzellik gibi şeylerle kıyaslama yapmak ve kendisinin daha çok övgüye mazhar olmasını arzulamaktır.

Kibir Allah’a ,Peygamber’e ve insanlara yapılır.En kötüsü Allah’adır.Bunu makam Ave mevki sahibi kişiler yapar.İbadet ettiğinde diğer insanların seviyesine düşeceğini düşündüğünden dolayı yapmazlar yada   iman etmekten bile uzak dururlar;Firavun ve Nemrut gibi.Peygambere yapılan kibre örnek;İsrailoğullarıdır.Peygamberimizin Peygamber olduğunu bildikleri halde asabiyetten ve yetim olması onları kibre sokmuştur.Ebu Cehil Hz Ali’ye “O’nun Peygamber olduğunu biliyorum ama niye O”.Kendisi kültürlü bir insandı.Kendisine yada kavminden diğer ileri gelenlerden biri olmalıydı,ona göre.Bildiği halde iman etmediği içi ona manası cehalet babası olan Ebu Cehil denildi.

Kibirden arınmadan ölenin sonu?!

“Kalbinde hardal tanesi kadar imanı olan hiç bir kimse cehenneme girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan hiçbir kimse de cennete girmez.”(Müslim) Demek iman ile kibir aynı kalbe sığmıyor. Mümin kardeşine haset etmez.En fazla imrenir ki oda kardeşinde daim olmasını,Rabbinin kendisine de nasip etmesini istemektir.Ancak  şunu da unutmayalım ki Peygamberimiz(sav) buyuruyor ki:”Ancak iki kişiye gıpta edilir.Allah’ın verdiği malı hak yolunda harcamayı başaran kimse.Yine Allah’ın kendisine verdiği ilim ve hikmet ile yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına öğreten kimse”(Buhari).Bunun dışında ki şeylere özenmemek lazım.Zaten o da bir gün o şeyleri ardında bırakıp,ahirete intikal edecektir.Kişi ile tek gelecek şey;(Salih  kısmını altını çizerek )Salih ameldir.Ashaptan biri:”Ya Rasulullah!insan elbisesinin.ayakkıbısının güzel olmasını istemez mi?”Peygamberimiz “şüphesiz Allah güzeldir;güzelliği sever.Kibir,hakkı inkar ve insaları tahkir etmektir.”(Tirmizi)”Elbisesini kibirle yerde sürüyen kimseye Allah merhamet nazarıyla bakmaz”.(Müslim)Giyimde dikkat edilmesi gereken kibirli görünmemek için yere sürülecek kadar uzun olmaması ve üst sınıf olduğunu belirtmek için veya toplumda aşağıya kalmayayım diye marka tutkunluğuna düşmemek.Mü’min markanın değil,kalitenin peşinden gider.Yabancı bir düşünürün dediği gibi:”kalitesiz mal alacak kadar zengin değilim.”Markanın sizi kullanmasın.Siz markayı kullanın.Yani sezon sonundan yada mevsimi geçmişlerin indirimden yararlanmak,bazen normal bir maldan daha uygun fiyata getirtilebilir.Hem böylece illa bu semeki sezonda olsunda ,toplumdan geri kalmayalım diyen saf kardeşlerimizin hayrını biz almış oluruz.Mü’min uyanık omalı.!

“Vaktiyle kendini beğenmiş bir adam güzel elbisesini giymiş, saçını taramış,çalım satarak yürüyordu.Allah Teala onu yerin dibine geçirdi.O şahsiyet kıyamete kadar debelenerek yerin dibini boylamaya devam edecektir.”(Buhari)

“Kıyamet günü, mütekebbirler küçük karıncalar gibi haşrolunurlar. Onları her yönden zillet bürümüştür. Cehennemde Büles denen bir hapishaneye sevk edilirler.Ateşlerin ateşi onları bürür.Cehennem ehlinin irinleri kendilerine içecek olarak verilir.Bu içeceği tinetu’l –habal denir.”(Tirmizi)

Kibir alameti;Surat asıklığı,başı dikmek,ses tonu yüksekliği(kasıtlı),kendini beğenmek , kınamak.

KİBİRDEN SAKINMANIN YOLLARI

1-Büyüklüğün yalnızca Allah’a ait olduğunu düşünmek ve kendisindeki faziletlerin Allah’tan olduğunu ve bir gün kaybedeceğini unutmamak

2-Bizi uyarana karşı tavır almamak, aksine teşekkür etmek

3-Övgü almayı kabul etmemek ve güzelliğin Allah’tan olduğunu karşıya hatırlatmak. Karşılıklı” yok canım o senin güzelliğin” diye övgü paslaşmasına  değil ,nimeti vereni övmek lazım.Ve Peygamberimiz’in duası okunmalı” Allah’ım !Onların söyledikleri ile beni hesaba çekme.Benim hakkımda bilmedikleri şeyleri bağışla.(ve beni zannettiklerinden daha hayırlı kıl)”(Buhari)

4-İlim sahibinin bilmiyorum demekten çekinmemesi gerek.

5-Yoksulların arasına karışmak, onları da komşu edinmek

6-Önde oturmak,önce konuşmak yada hep kendisinin söz sahibi olmasını isteme sevdalarından kaçınmak

7-Hocayım, Alimim  diye insanları minnet altına koymamak ve şahsına hürmet  beklememek. Yanlızca her insanın hakkı olan saygı ve sevgiyi  beklemek ve göstermek.

8-İman nimetiyle bile kibirlenmemek. Unutulmamalı ki nice Alim ömrünün son demlerinde imanını kaybederek ölmüştür.

9-Allah’tan kibre, ucuba ,riyaya,hasede ve diğer manevi hastalıklardan bizde varsa şifa vermesini,yoksa muhafaza buyurmasını sürekl i dilemek.

SELAM VE DUA İLE………