SAKİN OLUN!!! Hz. Yahya’yı bir kadın öldürttü

SAKİN OLUN!!! Hz. Yahya’yı bir kadın öldürttü

 Allah’ın peygamberi Hz.Yahya’nın Kralın kendisine aşık olduğu fahişe bir kadının isteği üzerine kafasının kesilerek şehit edilmesi bana hep düşündürücü gelmiştir. Allah’ın en sevdiği kulu, elçisi, toplumu ıslah etmek üzere gönderilmiş en şerefli bir göreve sahip olan böyle bir peygamberin bir fahişe kadının isteğiyle öldürülmesi ilginç değil mi? Allah hangi hikmete binaen buna müsaade etmiştir diye düşünüyor insan.
        Cevabı Peygamberimiz (s.a.v) den öğrendim. Camiu’s-Sağir de geçen 2502 numaralı hadiste Efendimiz aleyhisselâm buyuruyor ki; “Zekeriya’nın oğlu Yahya’nın bir kadın tarafından öldürtülmesi Allah’ın bu dünyaya kıymet vermediğini gösterir.”
Cevap ne kadar basit, sade ve düşündürücü değil mi?
        Meğer biz ölümü fazla büyütüyormuşuz, tıpkı hayatı fazla büyüttüğümüz gibi. Dünyayı ve içindekileri büyüttüğümüz gibi, ölümleri de gözümüzde çok büyütüyormuşuz. Halbuki hayat ve ölüm o kadar basit ki… 
        İnsan doğar, büyür ve ölür… Öyle yada böyle.. Şimdi yada sonra…O sebeple yada bu sebeple ölmek o kadar kolay ki . Ama insan öyle düşünmüyor. Büyük adamlar büyük ölümlerle ölmeliler mesela. Destansı, şaşalı, görkemli ölümlerle. Aynı handikap hayat içinde geçerlidir. Sade bir hayata razı değildir insan. Hep süslü,debdebeli ve şatafatlı bir hayat yaşamak için koşturur. Sekülerizm o kadar nüfuz etmiştir ki içimize, ölümlerimizi bile dünyada yapacağı yankısıyla birlikte düşünme hezeyanı içerisinde olabiliyoruz. Abdullah İbn Mes’ud (ra) ile Ebu Cehil’in hikayesi ne kadar da hayret vericidir. Yaralı halde yerde yatan Ebu Cehil’in yanına gelir Abdullah ibn Mesut. Ölmeden önce son isteğini sorar; Ebu Cehil der ki “Başımı boynuma yakın kes de heybetli dursun”!!!
        Hayatında hiçbir şeyin sade ve basitine razı olmayanlar, ölümün de sadece basitine razı olmuyorlar. Tabi ki şunu belirtelim ki; razı olmadıkları sade ve basit hayat, dünya hayatı ile ilgili olan işlerdir. Yoksa, mesele ahiret hayatına gelince gayet mütevazıdır insanlar. Yani ahiret ile ilgili olan şeylerde çok rahattır, çok sadedir, çok özelliksiz yaşarlar. Olsa da olur olmasa da olur gözüyle bakarlar. Çok önemli ve de acil değildir. Meselâ namaza başlayacaksa bir kişi, yada örtünecekse bir kadın, hiç aceleye gerek yoktur. Daha çok zamanı vardır, daha erkendir, daha yaşı gençtir, vs vs…

        Ama dünya işleri ihmale gelmez. O işler çok acildir, gecikmemelidir. 3 günlük dünya hemen kredi çekip ev almak zorundadırlar. Doğmamış çocukları için yatırım yapmalılar. Her türlü ihtimali göz önünde bulundurmalıdırlar. Hal-i hazır da olmayan bir problemin yıllar sonra çıkma ihtimaline karşı tedbir alır, yatırım yaparlar. Evet maalesef insan bu geçici dünyaya karşı ne kadar kaygılıdır. Kendisini endişelendiren,telaşlandıran, öfkelendiren,sevindiren çoğuyla bu dünya işleridir.
İşte bir telaşla canhıraş koşuşturan bu topluma efendimiz bu hadisle sanki şöyle sesleniyor
– Sakin olun!!! Allah’ın peygamberi Hz. Yahya (as) bile çok kıymetsiz bir kadının eliyle öldürüldü…
İşte siz de bu dünyadan bu kadar kolay, bu kadar basit ve hiç bir şeysiz ayrılıp gideceksiniz. Sakin olun! Çok zamanımız kalmadı çünkü.
        İmam Suyuti ( r.h) in Camiu’s-Sağir’inde geçen bir hadisle yazımı bitireyim. Efendimiz aleyhisselam şöyle buyurur; 
        “ Ey insanoğlu! Yanında yeterli miktarda imkan varken seni azdıracak şeyi nasıl istersin
        Ey Ademoğlu ne aza kanaat eder, ne de çoğa doyarsın. Ey Ademoğlu! vücudun afiyette, canın emniyette ve günlük yiyeceğini de yanındaysa artık dünyayı kendi haline bırak …” 
         Modern insan azıcık rahat etmek için o kadar rahatsız oluyor ki şöyle bir sakin olsak, çok daha rahat edeceğiz…