RAMAZAN KATLİAMI

RAMAZAN KATLİAMI

RAMAZAN KATLİAMI

 Bizi rahmet ayı olan Ramazan ayına ulaştırdığı için Allah(cc)'a hamdu senalar olsun. Bize Ramazan'ı nasıl değerlendirmemiz gerektiğini öğreten Hz. Muhammed (sav)'e ve uygulamalarıyla da bize örnek olan ashab-ı kiram'a salat ve selam olsun. 

Bin dört yüzyıl geçti ve günümüze geldik ama  onların Ramazan’ından bize sadece aç kalmak kaldı. Bütün ibadetlerimizi değiştirdik, dinimizi sulandırdık. Ramazan ayında  konuşma  yapan,  bize din öğreten adamlar  on bir ay boyunca lüzumsuz işler yapan adamlar oldular. Ramazan eğlenceleri adı altında rahmet ayı olan ayımızı edepsizlik ayına çevirdiler. Eskiden Müslümanların kızlarının akşam namazından sonra dışarı çıkmaları yasaktı ama şu zamanda maalesef Müslüman kızlar bırakın akşamı, geceleri erkekli kızlı karışık bir ortamda Ramazan eğlencesi yapıyorlar. Allah(cc) bunun hesabını şüphesiz ki kıyamet günü, bu rezillikleri sergileyenleri ve buna alet olanları cezalandıracaktır.

Sahabe-i kiram Ramazan'ını Kur'an'la geçiriyor, gece-gündüz Kur'an'la yaşıyordu. Onlar ayakta da, oturduklarında da, uzandıklarında da Kur'an okuyorlardı. Kuranla düşünür, Kuran’a göre yaşarlardı. Oysa bizler, Ramazan’da Kuran’la yüzeysel birliktelik yaşarken; Ramazan’ın dışında zaten Kuran’ın yüzüne bile bakmaz hale geldik.

Onlar Ramazan'ın dua ayı olduklarını bilerek yaşadılar.  Çünkü; Kuran'da oruçtan bahsederken iki oruç ayetinin arasındaki  “Kullarım sana, beni sorduğunda(söyle onlara): ‘Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin duasına karşılık veririm. O kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulsunlar.’(Bakara süresi, 186.)” ayetini bilerek yaşadılar. Allah'ın bizden yaşlı gözler istediğini bilerek yaşadılar. Biz ise duanın cimrileri olduk. Dualarımızdaki kelimeler sayılır oldu. 

Ramazan itikaf ayıdır. Çünkü; Kur'an'ın indirildiği gece olan Kadir gecesi bu on günün içinde yer almaktadır. Ashab-ı kiram Kadir gecesini ihya etmek için, Rasulullah (sav)'ın şu hadisini göz önünde bulundurarak çalıştılar. "Kim inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini ihya ederse Allah(cc) onun bütün geçmiş günahlarını bağışlar." Günümüzdeki ilim adamları, çok güzel bir matematiksel işlem yaparak Kadir gecesini belli bir geceye hapsettiler. (Allah onları affetsin.) Müslümanlar ise kolaylarına geleni yaparak hareket ettiler.

Ashab-ı Kiram ne izler bıraktı da biz o emanete nasıl sahip çıktık. Rasulullah(sav) vefat ettiğinde Ebu Hüreyre(ra) pazarda bağırarak Peygamber(as)'in mirası mescitte dağıtılıyor demişti. Sahabeler koşarak gittiklerinde mescitte herhangi bir şey dağıtılmadığını görünce: "Hani Peygamber(as)'in mirası?" demişlerdi. Ebu Hureyre de onlara Peygamber(sav)'in miras olarak Kur'an'ı ve sünnetini bıraktığını söylemişti.

Şimdi Kardeşler! Bu bozuk Ramazan anlayışımızı düzeltmemiz gerekmektedir. Bunun da bir formülü vardır:  Fert , aile ve toplum. İnşallah en başta kendimiz olarak sonra aile olarak ve bunun sonucunda da ümmet olarak bu saçmalıklardan uzak duracağız.