DE Kİ !!!

DE Kİ !!!

Allah’a hamd olsun.  Eğer Rabbimiz bize doğru yolu gösterip hidayeti nasip etmeseydi;  bizler perişan olur, sapıklıklar içinde kaybolurduk. Bizlere doğru yolu ve hidayeti nasip eden yüce Rabbimize hamd olsun. Salat ve selam onun rasulüne, arkadaşları ve kıyamete kadar onun yolundan gidenlerin üzerine olsun.

     Rabbimiz kitabında şöyle buyuruyor;  Sen onların dinine tabi olmadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla razı olmazlar. Evet ciğerlerimizi yakan  filistinimiz ve  lanetli kavim olan israiloğullarından  İsrail…  Filistin meselesini iyi tahlil etmek lazım çünkü altmış küsür  yıldır  filistine saldırı oluyor. Bizler  hala olanları okuyamıyoruz.  İşte size ilahi emir  ‘’sen onların dinine  tabi olmadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar  senden asla razı olmazlar’’  yani İsrail’in  Filistine saldırması sadece  toprak değil elbette. Filistini sömürge olarak görmemek lazım.  Bu bir İman kavgasıdır, bu bir din mücadelesidir.  Yoksa yeryüzünde sömürge yapacak başka yer mi kalmadı?  Elbette var ama filistin ilk kıble.  Onlar için vazgeçilmez bizim için de kaybedilmesi halinde çöküş demek bunun olması mümkün değil çünkü biz iman ediyoruz ki zalimler hüsrana uğrayacaklar. Ve zafer inananların olacak.

     Evet zafer inananların olacak ama nasıl olacak?  Onu da rabbimiz bize söylüyor:  Bir topluluk kendini düzeltmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.  Evet ortada zafer nidaları atmayı biliyoruz ama iş uygulamaya gelince ortalıkta kimse kalmıyor.  Ramazandan  beri Filistin işgal altında üç bir yandan.   Biz ne yapıyoruz?  Belki birkaç kelime dua, sanal alem de birkaç foto paylaşımı, birkaç elit insanın twitter de  isarili boykot  twitti atması hepsi bu.  Başka bir şey yok en basitinden boğazımızdan feragat edemiyoruz bi koladan vazgeçemiyoruz. Öyle bi hal aldık ki iftarlarımızı bile kola ile açtık.

      Bir dini bile olmayan kafirler.  Onlar inanmış bile değiller.  Sadece kafirdir onlar.  Öyle ise onlarla bir araya gelmemiz aynı amaçlar için el ele aynı safta göğüs göğüse yürümemiz imkansız . Onlarla herhangi bir şekilde bu yolda karşılaşmamız mümkün değil.  Birleşmesi kesişmesi mümkün olmayan kesin bir ayrılık. Benim ilahım ayrı sizin ilahınız ayrı, benim ibadetim sizin ibadetinizden farklı öyle ise sizin ile bir araya gelmemiz mümkün değil.  Ben sizin taptıklarınıza tapmam sizde benim taptığıma tapmazsınız. Burada buluşma imkanı bulunmayan ayrılık, benzerlik tarafı bulunmayan çelişki, beraberlik imkanı bulunmayan ayrılık, karışma imkanı bulunmayan farklılık. Kesin net bir ayrılık..

"Sizin dininiz size, benim dinim bana." Ben buradayım siz ise oradasınız. Aramızda ne geçit, ne köprü, ne de yol var!  Bu tam ve kapsamlı bir ayrılıktır. En ince noktalarına varılıncaya kadar bir farklılıktır.

Nasıl ki Tevhid ile şirk bir arada olamıyorsa..  Öyle ise bu tam bir uzaklaşma, kesin bir ayrılık ve apaçık bir karşı tavırdır. "Sizin dininiz size benim dinim bana."

   Bugün filistine destek vermeyen filistin mücadelesini ümmetin mücadelesi olarak görmeyen ve mescidi aksaya sahip çıkmayan onun korunması için midesinden bile fedakarlık edemeyen  insanlara seslenmek istiyorum sizin dininiz size benim dinim bana. Hani onlar bir kötülük gördüklerinde elleri ile düzeltirlerdi  eğer  imkan yoksa dilleri ile bunu da yapamıyorsa kalbi ile buğuz ederlerdi nerde bu hadisin muhatapları.  Ayet ile başladık ayet ile bitirelim:  “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onların bazısı, bazısının dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez.”    SELAMETLE…